Bugün : 5 Eylül 2010        
 
Forumdaki Son cevaplar : TIP SEKRETERLIGI.. yeni açılan kurslar ve başlama tarihi.. varolan kurslar hangileri?.. lütfen bilgi verin.. çok küçük çocuklar için BALE kursu.. üds.. merhabaa .. BİLGİSAYAR İŞLETMENLİĞİ KURSU.. Halk Eğitim Merkezi Kurslarına önkayıt.. daha farklı kurslar..
» Menü
Hakkımızda
    Kurum Olarak Vizyonumuz
    KDZ.Ereğli
    Uzun Mehmet
    İletişim
    YÖREMİZDE GİYİM VE HALK MÜZİĞİ
    Kdz. Ereğli İlçesi Ve Çevresinde Evlenme
    UNUTULMASINI İSTEMEDİĞİMİZ ADETLERİMİZ VE SAYGI
    Personelimiz
    Ziyaretçi Defteri

Atatürk Köşesi
    Büyük Nutuk
    Hayatı
    Atatürk Hakkında
    Atatürk'ün kendi sesi ile görüntüsü
    Atatürkün doğumunun 125.yılı

Resim Galerisi
    Resim

Kurslarımız
    Okuma Yazma Kursları
    Engelliler İçin Kurslar
    Çalışanlar İçin Kurs ve Seminerler
    Kayıt Yaptırmak İçin
    2007 -2008 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINDA AÇILAN
    Yaz Dönemi
    Bilgisayar İşletmenliği Kurslarımız,
    On line Kayıt

Araçlar
    Şubat Ayı Nöbetçi Eczane
    ZONGULDAK HAVA DURUMU
    Zonguldak Ayrıntılı Hava Durumu
    Hava Durumu Genel

Gerekli Linkler
    Milli Eğitim Bakanlığı
    T.C.Kimlik Sorgulama
    Resmi Gazete
    Vergi Kimlik No
    Telefon Rehber
    Belirli Günler ve Haftalar
    İl ve İlçe Millî Eğitim Müdürlükleri
    İlsis
    Halk Eğitim Merkezleri Site Adresleri

Yerel Siteler
    İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü
    Zonguldak Defterdarlığı
    Zonguldak Emniyet Müdürlüğü
    Kdz.Ereğli Belediyesi
    Zonguldak Valiliği
    Zonguldak Rehberlik ve Araştırma Merkezi

şiirler
    Marşlar
    Uzun Mehmet Şiiri
    Yöresel:Çıkrık
    Ereğliden Maniler
    Mahalli Türkülerimiz
    Ereğli-Atasözleri

Öğretmenler Günü
    24Kasımın Tarihçesi
    ATATÜRK VE ÖĞRETMENLERİ
    Seçilmiş Öğretmenler Günü Şiirleri
    2006-2007 Öğretmenler Günü Kutlama Programı

Halk Eğitimi
    Usta Öğretici Yönetmeliği
    HALK EĞİTİMİ KURSLARI
    Kurs Dışı Eğitsel Etkinlikler
    YAYGIN EĞİTİMİN ÖZELİKLERİ
    Halk Eğitim Merkezleri Adres Bilgileri

Açık Öğretim
    Sık Sorulan Sorular
    Kayıt
    KAYIT YENİLEME NASIL YAPILIR ?
    Açık Öğretim Lisesi
    Açık İlköğretim Okulu
    Mesleki Açık Öğretim Lisesi
    Mesleki ve Teknik Açık Öğretim Okulu


» Google'da Ara

»MEB Haberler

Duyuru : Yeni dönem kurslarımız için, kayıtlarımız başlamıştır.

» YÖREMİZDE GİYİM VE HALK MÜZİĞİ

Zonguldak Yöresi Kadın Giyimi

Yörenin toplumsal yapısında ki özellikler giyim-kuşam biçiminde de gözlenmektedir.Safranbolu,Bartın ,Devrek gibi geleneksel yerleşim birimleri kültürel özelliklerin hemen her alanında ve giyim kuşamında oturmuş kurumsallaşmış bir yapı göstermektedir.Buna karşılık il merkezi Karabük ,Kilimli yakın bir dönemde oluşmuş ve kentsel özellikleri geleneksel bir birikim taşımaksızın benimsenmiş yerleşme alanlarının varlığı Zonguldak giyim kuşamına da karmaşık bir özellik kazandırmaktadır.

Bartın’ın çok eski bir Pazar yeri olması da toplum yapısını etkilemiş ,bugünkü yapıda olmasa da giyim-kuşamda gelenekselliğin yanı sıra bir çeşitlilik yaratmıştır.Kentsel oluşumların hızla gelişmesi yöreye değişik kesimlerden insan gelmesi Safranbolu yöresinde olduğu gibi bir içe kapanmayla karşılanmış geleneksel yaşam biçimi ,giysiler kimi kesimler için simgesel bir nitelik almıştır.Ancak 1960 ve sonrasında hemen tüm geleneksel özellikler gibi giyim kuşam biçimi de değişmiştir.

BAŞA GİYİLENLER

Çatkı(Atça):Fes üzerine bağlanır.1,25-80 cm boyutlarında çevresi işli ve dantelli örtü kullanılır. Renkleri çoğu kez sarı ve yeşildir.Ayrıca “Atça” adı verilen madeni pulcuklarla işli desenli bir örtü de bulunur.

Yazma: Genellikle açık kırmızı siyah ve beyaz üzeri çiçek desenli olan kenarları büyük oyalı yazmalardır. Oyaları tığla yapılır.

Oya: Mendil, yazma ,başörtü gibi kadın eşyasının kenarına iğne ile örülen yada örüldükten sonra dikilen bir daracık tentene

Yazma oyulmuş ahşap kalıplar kullanarak çeşitli boylarda kumaşlar üzerine eller çizilip resmedilerek veya basarak yapılan süsleme sanatına denir.

Kare şeklinde olan yazma ikiye katlanarak üçgen haline getirilir.Uzun kenarı tam ortalanarak alnın üstüne konur.Yazmanın boşta kalan uçları çene altından geçirilerek başın üstünde düğümlenir.Üçgenin baş arkasında ki kısmı ense üzerinde serbest bırakılır.Yazmanın üstüne de pullarla işli tüllü fes takılır.

Ayrıca fes üzerine kare yazmanın iki ucu çene altından bağlanır. Diğer bir ucu tekrar çene altından geçirilerek başın arka kısmına tutturulur.

Fes: Fes üzerine elmas iğne takılı olarak konur.Kırmızı renkte olup üzerine pul altınlarında dikildiği görülmektedir.Yazma veya pul işli tül fesin üstüne takılır.

Poğ (Abaniye):Önceleri başa “Ebri” denilen Hindistan’dan geldiği söylenen kalınca bir poğ örtülürdü. “Ahmediye” denilen poğ cinsine rastlamakta mümkündür.İpekle karışık özel dokumadan yapılır.Yine çelik poğ denilen ve Amerikan bezinden yapılmış poğ cinsi de bölgede örtünmede kullanılan başörtülerinden birisidir.(Günümüzde çelik poğ daha çok Karadeniz Ereğli sınırları içinde bulunan Kaptaç ve Cuma yöresinde görülmektedir.

   Kadınlar , sokağa çıkarken poğun üzerine puşi de denilen beyaz renkteki örtüyü takarlar.Yalnızca göz çevresini açıkta bırakarak ağız ve burnu kapatacak biçimde sarılır.

   Gelin başı: Gelinin başına önceleri keten tül üzerine daha sonraları ise polyester tülde gelin teli yada gümüş tel ile çalışılan “tel kırma” yazmalar takılır.Çene altı ve boğaz kısmı açıkta kalır.Tel kırma yazmalar :gül,lale,karanfil,yaprak ve yıldız gibi çiçek ve geometrik desenlerle bezenip kullanıma hazır hale getiriliyordu.Bartın iğnesi denilen madeni özel tel iğneleri kullanılıyor ve arzuya göre kasnak bazen de gergef denen işleme panosunda oluşturuluyordu.

   Gelin kızların kafasına yuvarlak helva kutulardan birisi konur. Çekmen denilen ince bir poğla çene altına bağlanır.Üzerine dizlere kadar inebilen kırmızı tülden yapılmış şal örtülür.Baş kısmına alın önünden başlayarak enseye dolanacak şekilde pul altınların dizildiği kurdela bağlanır.Bunların üzerine de beyaz ebruni poğ örtülür.

 

 

BEDENE    GİYİLENLER

 Gömlek: Elpek bezinden yapılmış yakasız, uzun kollu, ağızları ve yaka kenarları oyalı beyaz renkte bir iç gömlektir.Boyu diz kapağı hizasında veya daha kısa olanlarında vardır. Gömleğin üzerindeki işlemeler iğne oyasıyla kasnakta işlenmiştir.Buna “gölge işi” veya sap işi de denmektedir.

 İç Giysiler

-Göynek

-Don(Al don,tuman,çözme don)

   Şalvar: Alt bedene”Aladon,Çekmendon,Çözmedon ya da Kadife şalvar” giyilir.

   Aladon(Aldon): Ev işlerinde,bağbahçe çalışmalarında giyilir.Yerli dokuma olan Elpek bezinden yapılır ve beyaz renktedir.Alt kısmı ekli olup,ekli yerden sonrası kırmızıdır.Kırmızıdan beyaza geçilen yer nakışla süslenir ve uskufanın altına giyildiğinde bu nakışlar görünür.Paça ağızları içinden lastik geçirilerek büzdürülür.Aladonun ekli kısmı çiçek desenli basma kumaştan olanlarıda vardır.

   Çekmendon(Çalıyutan):Aladon gibi hammaddesi keten olan yerli dokuma Elpek bezinden yapılır.Bağ bahçe çalışmalarında giyilir.Çok sağlam ve dayanıklı olduğu için “çalı yutan”da denir.

    Çözmedon:Alttarafı pantolon görünümünde üst tarafı ise hayli geniş ,paçaları dantel işli şalvar giyilir.Şalvarın dizden altı ekli olup üstü çizgilidir.Ekli kısmı kutnu kumaştan da yapılır.

 

Kadife Şalvar: Kadife kumaştan yapılan şalvarların beli lastikle büzülür.Ağ kısmı bol olup boyu ayak bileği hizasına kadar uzanır.Paçaları sırma iplikle işlenir.Canlı renkler seçilir,özellikle kırmızı renk hakimdir.Nişan,düğün,kına gibi özel günlerde giyilir.Kadife şalvardan düz,boyuna çizgili,badem desenli veya üzeri sırma iplikle işlenmiş dal motifleri görülür.

 

Uskufa(Ustufa, Kapama):Geleneksel kadın giysilerinden biride uskufadır.Entari ve yelek biçiminde kullanılır. Telli olanlar özel günlerde giyilir.Ön kısmı boydan boya açık,kol ağız kesimi ile yaka ağızları dantel işli,boyu dizin altındadır.Bele kemer yada kuşak bağlanır. İçi pamukla astarlanarak kapitone dikişle esas kumaşa tutturulur.Uskufanın etrafı ve kol kenarları siyah kaytan ile çevrilidir.Kuntu,altı parmak,çitari denen kumaşlardan yapılır.Yapıldıkları kumaşa göre isim alırlar;

   İpekli yada Kutnu Çitari(uskufa): İpekli çitarenin çok süslüsüne güllü kutnu da denir.

 

   Yalancı Çitari:Kumaşı ketenden olup günlük giyilir.

   Zenne:Uzun kollu ve kışın giyilir.          

 

   Uskufanın üzerindeki nakışlara “tulumba” adı verilir. Bu nakışlardan dolayı tulumbalı entaride denilmektedir. Yaka ve kol kenarındaki sırmalar ipek tel üzerine sarıldığı için klaptan adı verilir.Klaptanın kenarındaki küçük işlere ise sıçan dişi denir. Onun etrafına da renkli kaytandan bükmeler işlenir. Kol kenarları değişik renklerde floş iplikle oyalanır ve ceplerin üzerinede işlenir. Fakat cepler genellikle kullanılmaz daha çok süs vazifesi görür.

   Yelek:Kolsuz ve boyu bel hizasında olup uskufa yelekde denmektedir.Önden üç yada dört kopçayla bağlanır.Kumaşı kutmu ve kadifedendir.İçi Amerikan bezi ile astarlanır.Üzerindeki tulumba nakışı ustufanınki ile aynı karakterdedir.Gömleğin ve ağı bol olan şalvarın üzerine giyilir.Badem desenli ,dal motifli boyuna çizgili olan çeşitleride vardır.

Cepken ( Kapale ) : Uzun kollu ve boyu bel hizasındadır. Ceketi andırı. Genelde kutnu veya kadife kumaştan yapılır. Uskufa  cepken de denmektedir. İçi pamukla astarlanarak kapitone dikişle kumaşa tutturulur. Uskufanın  üzerindeki tulumba nakışının aynısı görülmektedir. Tulumbasızda yapılabilir. Önden dört yada beş düğmeyle iliklenir. Uskufa ve şalvarın üzerine giyilir.

Bindallı: Yöreye ait diğer geleneksel bir giysi bindallıdır.1924`lü İstanbul´ a marangoz veya tayfa olarak çalışmaya giden bölge halkı tarafından getirildiği bilinmektedir. Maraş iş teknikle simler işlenir. Genç kızlar kına, nişan, düğün gibi özel günlerde giyerler.

 

Safranbolu yöresinde ise uzun elbise görünümünde olan bindallılara rastlanmaktadır. Boyu ayak hizasına kadar uzanır. Bele bindallı kemer veya gümüş tokalı kemer takılır. Genellikle renkler kırmızının tonlarıdır.     

Kemer:Uskufanın üzerine 10 cm eninde üzeri sırma işli, uçları dış bükey çıkıntılı madeni toka ile iliklenen kemer takılır. El örgüsü ile yapılır.

  

Ayrıca kadife kumaş üzerine simle işlenmiş dal motifli, eni 8-10 cm olan,uçları madeni toka ile iliklenen “bindallı kemeri”de takılır.

Acem Şal:Uskufanın üzerine acem şal denilen büyük kuşak bağlanır. Genç kızlarda önde kadınlarda arkadan katlanarak bağlanır. Şal çok renkli ve motifli, ince ve yünlü elbiselik dokuma çeşididir. Kare veya dikdörtgen biçimindedir.

 

Gelin Kıyafeti:Üste sarı renkte entari giyilir. Entari ipekle karışık özel dokumadan yapılır. Göğüs hizasına siyah renk ipekle işleme yapılmıştır. Altta şalvar, entarinin üstünede özel dokumadan yapılmış cepken giyilir. Başa beyaz renkte örtü bağlanır.

Ayağa Giyilenler

1.Çapula(yemeni) bağcıklı ya da bağcıksız olabilir;arkası ve burnu kulakcıklıdır.Bunun dışında  mes,sırmalı batin,çizge,galaş,kundura kullanılır.

2.Düz tire çorap,ipekli çoraplar,beyaz üzerine işlemeli çorap,yün çorap.

Takılar

 

Gümüş bilezik,yüzük,gümüş kemer,kulakta altın küpe,boyuna Osmanlı  beşibiryerde takılır.Beşibiryerde ya kurdeleye ya da kordana dizilir.

KADIN GİYİMDE KULLANILAN KUMAŞ TÜRLERİNİN ÖZELLİKLERİ
Kadife:Çözgü ve atkı ipliği ipek olan havlı (ince tüylü) kumaştır.Atkı ipliğinde klaptan bulunan kadifelere “telli kadife” denilmiştir.Kadife kumaşın dış yüzeyindeki havlı kısım esas çözgülerin arasında olan fazla çözgülerden yapılmaktadır.Bunlar kumaşın yüzüne, atkının bulunduğu kısımlara yerleştirilen teller aracılığı ile çekilip çıkarılır ve düzlenir.

Çözgü:Dokumacılıkta atkıların geçirildiği uzunlamasına ipler.18)

Atkı:Dokumacılıkta mekikle enine atılan ipler.(19)
Türk kumaşları arasında kadife kumaşa on beşinci yüzyıl ortalarından sonra rastlanmaktadır.Bu tarihe kadar ithal edilen ipekle çalışılmaktaydı.On beşinci yüzyıl ikinci yarısından sonra Bursa’da kadife kumaş dokunmaya başlanmış ve ilerleme göstermiştir.Özellikle üst giyimlerde düz kadifelerin yanında desenli kadifelerde çok kullanılmıştır.


Kutni(Kutnu):Çözgü ipliği ince ipek ,atkı ipliği iki pamuk ipliği ve bir ipek ipliğinden dokunan enine çizgili( yollu) kaba kalın dokulu bir kumaştır.

Altıparmak:Çizgileri çeşitli renklerden yapılan yarı ipekli bir kumaştır.Bu renkler en az üç renk bir arada kullanılmıştır.Renk sayısı altıya kadar yükselmiştir.Renkler iplikler ipekli ve harelidir.

Çitari:Altıparmak kumaşının tekniğinden işlenmiş ve çubukları daha ince dokulu olan tek renk bir kumaştır.

Pazen:Dokuması kalınca yumuşak tüylü bir çeşit basma.

Basma:Üzerine bası ile yapılmış renkli şekiller bulunan pamuklu kumaş.

Abani:ipekli kalın bir kumaştır.Geniş desenleri  klaptan ve renkli ipekle işlemelidir.

 

Yazma :Nakışın yerini alan bir cins boyalı dokumadır.Yazma sanatı iki şekilde uygulanmaktadır.Biri fırça ile desenleri kumaşa boyamak ikincisi ise üstüne desenler oyulmuş ağaç şekiller yoluyla baskı yapmaktır .

 Astar :pamukla dokunmuştur .Astarlama gereken kısımlarda kullanılmıştır.

Tül:Pamuk yada ipekten  ince seyrek dokuma.

BürümcükDüz ve kıvrak olarak iki türü bulunur .Kadın iç giyimine ait çamaşırlarda kullanılan pamulu bir dokumadır.

Elpek bezi:İç giyimde kullanılan pamuklu bir dokumadır.(pelemet bezi –köy bezi)

BÖLÜM – YÖRE OYUNLARININ,HALK ÇALGILARININ VE MÜZİKLERİNİN İNCELENMESİ

 

ZONGULDAK YÖRESİ OYUNLARININ ÖZELLİKLERİ

 

Bilgilerine başvurulan kaynak kişilerden hemen hemen tamamı yörede özellikle Zenne(kadın) oyunları olduğunu ve bunların tamamının türkülü oyunlar olduğunu ifade etmişlerdir.Zamanla bu oyunların unutulduğu son dönemlerde hiç oynanmadığı söylenilmiştir.Bunda en büyük etkenin eski gelenek-görenek ve adetlerin kalkması ve yerine yenilerinin gelmesi gösterilmektetdir.Eskiden kadınlar arasında düzenlenen kına,nişan,düğün,hıdrellez ve sıra gezmesi eğlentilerinde çalınıp söylendiği ve oynandığı belirtilmiştir.Bu tür eğlentilerin değişmesi veya tamamen ortadan kalkmasıyla geleneksel oyunların da önemini yitirdiği görülmüştür.

Bartın’daki kaynak kişiler,eskiden hemen hemen her kadının ud çaldığı ve eğlentilerinde oyunlara ud ile eşlik ettiğini fakat bu gibi sahnelere artık rastlanmadığını ifade etmişlerdir.

Genelde oyunların yalnızca Zonguldak il sınırları içerisinde bilinip oynanan ve yaşadığı bilinen bu oyunların başka ad ve müzikle herhangi bir yörede oynanmadığı görülmektedir.

Kadın oyunlarının oynanması için en az iki oyuncu olması gerekmektedir.Oyuncu sayısı çoğaltılabilir ama yine ikinin katları olması yani eşlerden meydana gelmesi lazımdır.Tek oyuncu tarafından oynanılmaz denilmektedir.Oyun ortamının olduğu yerlerde oyuna kalkan çiftler karşılıklı geçerek oyuna başlarlar.Hareketlerin büyük ağırlığı kollar,omuz ve başta toplanmaktadır.Ayak hareketleri daha basit ve azdır.Oyun formu ya karşılıklı düz çizgi ya da daire formundadır.

Oyuncular oyun figürlerini karşılıklı gidip, gelme yanlara gidip,gelme karşılıklı geçiş ve yaklaşıp açılma şeklinde yapmaktadır.Oyunlarda genelde hareketlerin özellikleri kendini gösterme, beğenilme duygularından kaynaklanan zarif,yavaş ve ritmik hareketler  Olup,vücudun üst kısmında toplanmamaktadır.Kollar sağa-sola,aşağı-yukarı,omuzdan Ve dirseklerden hareket ettirilmekte,omuzlar devamlı titretilmekte, baş çeşitli yönlerde Yavaş ve diğer hareketlere uyumlu olarak hareket ettirilmektedir.Göz süzmeler,kendi Hareketlerini ve eşini bakışlarla takip etmeler figürleri daha da anlamlı kılmaktadır.

Belde fazla olmamak kaydıyla kalçayla birlikte yürüyüş anında yanlara gidip gelme Gelme yani  kalça vurma vardır. Bazen belden öne ve yanlara eğilinerek hareketlere ayrı Bir estetik görünüm kazandırılır.bacaklar yalnız çökme figürleri anında kırılır.Bu şekilde  Hareket kaba düz adımlardan öteye zarif,estetik ve uçarcasına bir hareketi meydana getirir Oyun figürleri müzikle bir uyum ve ahenk içerisindedir.Ezgi ya da sözlere göre figürden Figüre geçilir

Erkekler arasında oynanan oyunları var olduğu tam olarak bilinmemekle beraber En yaygın oyun geleneğinin erkeklerin bütün eğlencelerinde rastlanabilen ‘’KÖÇEK’’lik Geleneği olduğu, erkeklerinde eğlenti anında köçeklere eşlik ettiği tespit edilmiştir.Kadın Oyunlarının bazen erkekler tarafından oynanan ve yine karşılama türünde olan oyunlarda Mevcuttur.Safranbolu ve çevresinde Seymenlik geleneğinin yaygın olması nedeniyle erkekLer arasında oynanan Zeybek türü oyunlar da vardır.Safranbolu’da erkekler tarafından oyNanan karşılama türü  oyunlar; Açkapı, Beyler aman,Bozlak oyunlarıdır.Bununla birlikte Çiftetelli oyunu da erkekler tarafından oynanmaktadır.

KULLANILAN HALK ÇALGILARI

Zonguldak ve çevresinde, oynanan oyunları müziklerinin icrası genelde bilinen

Halk çalgıları ise şunlardır;

 

Tezeneli sazlardan Divan sazı, Bağlama, Tanbura, Cura

Yaylılardan Kemane, Tırnak Kemanesi

-Üflemelilerden Zurna, Dili ve Dilsiz Kavallar

Vurmalılardan Davul, Tef, Darbuka Zil,Kaşık,Zilli Maşa

Tongurdak (koyun çanlarondan yapılan bir saz) yaygındır.

Eğlencelerde davul, zurna, klarnet, çifte, keman çalınır.Klarnetin özel bir yeri vardır.”Gelin çıkarma, gelin ağlatma, gelin uğurlama(salavatlama), karşılama” havaları genelde klarnetle çalınır.Bugün köy düğünlerinde en çok çalınan ve salt Alaplı yöresinin çalgısı olan “Çifte”, 25-30 cm uzunluğunda erik veya cevizden yapılan yedi delikli bir çalgıdır.Ağız kısmına patlaktan yapılmış iki kamış borucuk takılarak çalınır.Adı da buradan gelmektedir.

Alaplı ilçesinde, Dağköylü Recep Usta, Ereğlili hüsnü Usta, kızıloğlu Eyüp Usta(merhum), Kıyıcaklı İbrahim Usta eski zurnacılardandır.Düğün ve eğlencelerde en çok kullanılan ezgiler ise şunlardır; Asma Kavaklar, Halimem veya Fidan Boylu Sevdalım, Sivas Topol, Cezayir Karşılaşması, Çanakkale Ağıtı, Ankara’nın Taşına Bak, Kadın kına havası, Hep Çayları Sel Aldı, Sabırlı kına kutlama havası, Alaplı çiftetellisi.(33)

3.3 OYUN MÜZİKLERİ

Safranbolu, Devrek, Çaycuma vb. ilçelerde bunlara bağlı köylerde çok zengin, renkli bir oyun ve müzik kültürü ile karşılaşılmaktadır.

Ezgiler, inici bir düzendedir, ritmik, canlı oluşları yöre insanının yapısından kaynaklanır.Yahyalı Kerem, Garip, misket, müstezat, yanık Kerem gibi dizileerr çoğunluktadır.Yöre de 2 ve 4 zamanlı ana usüllerle, 5 ve 9 birleşik usüller yaygındır.Köroğlu havaları 5 zamanlıdır.9 zamanlılar 2+2+2+3=9 şeklindedir.

İlde tek resmi derleme 1948’de Ankara Devlet Konservatuarı’nın girişimi ile Muzaffer Sarıözen, Halil Bedii Yönetken, Rıza Yetişen’den (teknisyen) oluşan bir kurulca gerçekleştirilmiştir.Safranbolu Sadi Yaver Ataman ve oğlu Adnan Ataman’da özel derlemeler yapmışlardır.

Efe ve yaren sohbetleri, düğün törenleri, kadın toplantıları, koşma, mani, türkülerin sergilendiği yerlerdir.Safranbolu dolaylarının eski oturak alemlerinde detüeküler söylenirdi.

 

İncelemeye alınan Zonguldak yöresi oyun müziklerinin listesi şu şekildedir:

 

1.Mavili

2. Dıv dıv

3.Aman of

4.Topal Osman

5.Kestaneci Köyü

6.Düriye’min  Güğümleri  Kalaylı

7.Yeşil İpek Bükene (Sunam of )

8.Çiftede Telli (Safranbolu)

9.Söm Söm Yarim

10.Halimem

11.Gide Gide Kundurama

12.Haydah Niri Niri  Nay

13.Biriciksin

14.Döktürü Muazzez

15.Keklik

16.Ağıt

17.Eğrice Meşeden

18.Dirgine 

19.BARTIN Çiftetellisi

 

 

ÇİFTEDE TELLİ

Türkiye genelinde bilinen çifte telli oyunlarından farklı bir karakterde oynanmata olup, yörenin geleneksel karşılama türü tarzında sürdürülen ve türkü eşliğinde oynan bir oyundur.

 

Çiftede telli mesnedi belli                       

Bir yar sevdim oda tarelli

Karşıda durma bıyığını burma

 

Yar ben ölürsem sen ağlayıp durma

Şemsiyesi elinde, altın saat belinde

Beş paraydı cebinde, saltanatı yerinde

  

 

Ah ah ölüyorum ben

İç donu göynek yanıyorum ben

Yali ah yali yalilim, yalilim, yalilim

Aygınam ben baygınam ben çiftetelliye

Aygınam ben baygınam ben çiftetelliye

 

 

Kararı     : La

Donanımı            : Do # , Si b

Dizisi       : Garip

 

 

 

 

 

Ritmik Yapısı: 2/4’ lük ana usül

 

 

 

 

 

DÜRİYE’MİN GÜĞÜMLERİ KALAYLI

Safranbolu’da da diğer ilçelerindeki oyunlarla aynı yapıda olan ve kadınlar tarafından oynanan  yani karşılama türünden olan ,yörede çok yavaş ve aheste oynandığı için mızmız diye adlandırılan oyunlar mevcuttur.

 

DÜRİYE’MİN GÜĞÜMLERİ KALAYLI

 

Düriyemin güğümleri kalaylı

Fistan giymiş etekleri alaylı

Düriyemi aldatması kolaymı

 

Yar güle güle ayrılalım

Ayleme kara gözlüm aman aman

 

Geyme dedim geydin  sen bu alleri

Ah başıma getirdin türlü halleri 

Zindan ettin bana bütün elleri

 

 

 

BİRİCİKSİN

 

Ördek isen göle gel aman                             

Ceylan isen çöle gel aman                             

Hakikatli yar isen gelin                                 

El ettiğin yere gel  

Ördek göllerde olur aman

Ceylan çöllerde olur aman

Yari çirkin olanın gelin

Gözü ellerde olur aman                                 

                      

Ah biriciksin bir gelin

Yavaş yavaş gel beri

Gerdandan akan teri

Koy kadehe ver beri

 

KEKLİK

  

Deniz kumunu attırır

Evini de şimdiden yaptırır

Evlenecek olanlar

Eline de kınalar yaktırır

 

Cıvanımın aşkına dur delikanlım

Eşim aman aman keklik keklik

Biz buralardan geldik geçtik

 

Şu evin yapısına

Gül koydum kapısına

İnsan aşık olur mu

Kapısı komşusuna

 

 

HALİMEM

Kiraz aldım dikmeden                                           

Halimem dallarını bükmeden                                

Bir armagan ver bana                                            

Halimem ben gurbete gitmeden                            

 

Tombalacık Halimem yarbaşına gel                    

Ben gidiyom Bolu’ya düş peşime gel                

                                                                               

Tütün aldım Hendek’ten

Halimem hekim gelsin Devrek’ten

Hekim buna neylesin

Halimem yanoyom yürekten

 

Alçaklara karlar yagıyor üşümedin mi?

Sen bu işim sonunu düşünmedin mi?

 

 

 

EYRİCE MEŞEDEN

 

 

Eyrice meşeden  bir yudum su içiver

Giyin guşan gıymatlım ev önünden geçiver

Ah  yanalım,yanalım,ayrılmayalım

Giyin,guşan gıymatlım ev önünden geçiver

Ah yanalım,yanalım,ayrılmayalım

 

 

SONUÇ

 

      Zonguldak yöresinde özellikle kadın oyunlarının olduğu ve bunların tamamen türkü eşliğinde oynandığı görülmektedir. Bu oyunlar kadınlar arasında düzenlenen kına, nişan, düğün, hıdrellez ve sıra gezmesi eğlentilerinde oynanmakta ve çalınıp söylenmektedir.

 

       Türküler melodik yönden oldukça zengin, ritmik açıdan da canlı bir yapıya sahiptir. Genelde 2 ve 4 zamanlı ana usuller yaygındır. Safranbolu ve Bartın’da 5 ve 9 zamanlı birleşik usuller de görülmektedir. Ayrıca Buselik, Müstear, Mühalif, Düz Kerem ve Yanık Kerem gibi diziler de mevcuttur. Türküler daha çok mani ve koşma türünde olup, konu olarak da sevgi ve sevdayı işlemektedir. Nakaratlar da saz payı olarak çalınır.

 

      Zonguldak ili Türkiye’nin en önemli maden yataklarına sahip olduğu için hızla gelişmiş ve yöreye pek çok insan gelmiştir. Değişik yörelerden gelen değişik insanlar, bulundukları yerlere kendi kültürlerini, gelenek ve göreneklerini daha geniş ifade ile kendi folklorünü taşımışlardır. Ortaya çıkan mozaik, giyim-kuşama ve türkülerle çeşitlilik ve renklilik getirmiştir. Günümüzde merkezden uzak köylerde bazı gelenek ve görenekler canlılığını hala korumaktadır.

KAYNAKÇA

 

Alaplı dergisi, Alaplı Belediyesi Kültür Yayınları, Alaplı 1988

 

ALTUNTAŞ, Yener Zonguldak Halk Oyunları-Türküleri ve Oyun Giysileri, MİFAD

 

Arşivi B. , Ankara 1982

 

APAK, Melek Sevüktekin, Osmanlı dönemi kadın Giyimleri, İş Bankası Yayınları,

 

Ankara 1997

 

Çaycuma Halk Eğitim Merkezi

 

DEMİRPAHİ, Cemil, Türk Halk Oyunları, Türk Tarih Kurumu Basınevi, Ankara 1975

 

İl İl Türkiye Ansiklopedisi, Milliyet Gazetecileri A.Ş. Matbaası, C. 3, İstanbul 1993

 

İlgi Dergisi İlkbahar 94, Apa Ofset Basınevi Sayı 77, İstanbul 1994

 

Kozlu Folklor Derneği

 

ORAL, İbrahim, Alaplı ve Çevre incilemeri, Oluşum Yayınları, İstanbul 1995

 

Osmanlı Ansiklopedisi, Acer Matbaacılık A.Ş., İstanbul 1993

 

ÖZEL, Mehmet, Folklorik Türk Kıyafetleri, Tüpraş Yayınları, Ankara 1992

 

Safranbolu Halk Eğitim Merkezi

 

SAMUR, A, Motif Halk Oyunları Eğitim Dergisi Yayınları, Sayı 11, İstanbul 1997

 

Türkçe Okul Sözlüğ, Ülkü Basım Yayın, İstanbul 1981

 

Türkçe Sözlük, Türk Tarih Kurumu Basınevi, Ankara 1981

 

T.R.T Türk Halk Müziği Repartuar Kitabı ( yöre adına göre ), Müzik Dairesi

 

Başkanlığı, Ankara 1991

 

Yurt Ansiklopedisi, Anadolu Yayıncılık, C.10, İstanbul 1984

 

Zonguldak Folklor Derneği

 

KAYNAKÇA

 

Alaaddin GELEN, Mahalli Halk Müziği Ve Bağşama Sanatçısı (Alaplı)

 

Altan ATALI, Mahalli Ritm – sazcı (Kozlu Folklor Derneği)

 

Cihangir BİLGİN, Alaplı Halk Eğitim Merkezi Öğretmeni

 

Emrullah EYÜ, Mahalli Halk Müziği Ve Bağlama sanatçısı (Ereğli)

 

Güven KIRIK, Mahalli Ritm – sazcı (Alaplı)

 


» Hatırlayın
  » Giriş Sayfan Yap
  » Favorilerine Ekle
  » E-Mail Gönder

» Üyelik
Kullanıcı Adı :
 
Şifre :
 
Hatırla :
 
   

» Yeni Kayıt !
» Şifremi Unuttum !

» Resim Galerisi
Galeriden seçmeler..

Sanatçı Çelik'in katılımı

» Anket

Ereğli'ye Yeterince değer veriyormuyuz?

Evet (51 %)
Hayır (48 %)

35 - Katılım
( Sonuçlar )

» İstatistikler
Üyeler
Son üyemiz : hvurkan
Bugün : 0
Dün : 0
Toplam üye : 688
Kimler online
 Online üye yok..
Sitede aktif
Üye : 0
Misafir : 3
Toplam : 3
Site sayacı
Bugün Toplam : 112
----------------
Genel Tekil : 252224
Genel Çoğul : 151818
Genel Toplam : 404041

» Hit 5 yazı
2007-2008 Kurslarımız
Bunlara Dikkat Edilmesi Gerek
2006-2007 24Kasım Kutlama Programı
Marşlar
Belirli Gün ve Haftalar

2006© Her Hakkı Saklıdır Kdz.Ereğli Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu
Thanks to VATAN Portal..
   M.E.B. Logolarini Görmek Için Tiklayiniz. AVRUPA BIRLIGI EGITIM VE GENÇLIK PROGRAMLARI MERKEZI (ULUSAL AJANS)     ILSIS Akıllı Adımlar Eğitim Seti